1919 yılında Paris’te bir bayan hastanın cerrah Dr. Passot’ya gidip, “Ensemden derimi gerebilirseniz yüzüm de gerilir” demesiyle yüz cildini germe (skin lift) yöntemi keşfedildi. Daha sonra 1924 yılında Berlin’de Dr. Joseph, Paris’teki meslektaşından habersiz sadece cildi kesip çıkararak 48 yaşındaki bir kadının yüzünü germeyi başardı. O zamanlar ne Internet vardı ne de milletlerarası kongreler, doktorlar birbirlerinden habersiz çalışıyorlardı. Dr. Joseph buluşu olan ameliyatı “yanak kaldırma” olarak adlandırdı. Daha sonraları onun yöntemini uygulayan doktorlar ismi “yüz germe” olarak değiştirdiler. Bu tür sadece yüz derisi germelerde başarı kısa süreliydi ve 1 -2 yıl sonra yüz derisi tekrar sarkıyordu. Etkili ve kalıcı modern yüz germe ameliyatları ancak 1970′lerde Dr. Skoog’un cilt altındaki adale dokusunu da deriyle beraber germesiyle başladı. Genellikle hastalar, bilhassa bayanlar doktorlara ilham verir, onları düşünmeye zorlarlar. Estetik doktorların çoğu erkek olduklarından bir kadını anlamak İçin yardıma ihtiyaçları vardır. Ben de başlangıçta her bayan hastamı anlayabilmek için eşimle konuşup bir kadının ne hissettiğini, ne hissedebileceğini kavramaya çalışırdım. Türkiye’de doktorlar estetik kavramıyla fazla ilgilenmezler. Okullarda da sanat ders olarak fazla önemsenmez. Müzeler ve sanat galerileri ise sadece büyük şehirlerde ve az sayıda bulunuyor. Bu açığı kapamak için meslektaşlarıma önerim, Avrupa veya Amerika’ya gittiklerinde mutlaka birkaç günlerini sanata ayırmalarıdır. Bu ülke bir Rönesans geçirmedi (7 yıllık Lale Devri hariç), bu nedenle estetik açığımız büyüktür. Yüz bir insanın vitrinidir. Vücudun hiçbir yeri (eller hariç) yüz kadar korumasız olarak diğer insanlara gösterilmez. Yüz ifadesi sevinç, keder, mutluluk ve stres olarak kendini gösterir. Dr. Stefan Bosniak şöyle demiştir: “Kadınların yüzünde bir sürü güzel detay saklıdır, ancak erkekler beyinlerindeki testosteron nedeniyle kadınların başka yerlerine baktıklarından bu güzellikleri göremezler.” Aslında yüz derisinin yaşlanması 20′li yaşlarda başlar. Aşırı güneş ışınları (ultraviyole) cildin yaşlanmasını hızlandırır. Güneş ışınları cildimize sigara kadar, hatta ondan daha fazla zararlıdır. 25 yaşından itibaren yaşlanmanın ilk belirtileri kendini gösterir, artık alında kırışıklıklar belirmiş, burun ve ağız kenarındaki oluklar derinleşmeye başlamıştır. Konuşurken daha fazla mimik kullanırız. Suratımızın sağ ve sol yarıları farklıdır. Herhangi bir fotoğrafınızın solunu ve sağını ayrı ayrı kapatırsanız İki farklı yüz görürsünüz. Bunun nedeni, beynin sol ve sağ taraflarının farklı çalışmasıdır. Sol taraf düşünen, sağ taraf da his, yani emosyonal taraftır. Bu nedenle sağ yüz yarımız neşeli, sol yarımız da düşünceli taraftır (beyin sinirleri çaprazlaştığından ters olarak yansır). Bu nedenle birçok insanda 128 sol tarafın kırışıklıkları daha derindir. Sol taraftaki derin kırışıklara üzüldüğünüz kadar sağdaki az sarkmaya sevinmelisiniz, demek ki hâlâ neşeli bir insansınız. Suratının her iki yarısı aynı olanlar neşesiz, somurtkan İnsanlardır. Bazı Orta Asya toplumlarında kadınlar her kırışığın bir nedeni olduğuna inanırlar, hatta diğer insanlara her kıvrığın hikâyesini büyük bir zevkle anlatırlar. Onlar için belki de yaşlanmak korkulacak bir şey değildir. Böyle bir kadın, yüzünden kırışıklıkları alıp gençleştirildiğinde mutlaka mutsuz olacaktır. Jane Fonda 2005 yazında isveç ve Norveç’te iki ay dolaştıktan sonra CNN’de şöyle demişti: “Artık yaşlı kadınların da güzel olduğunu anladım, yüzdeki kırışıklar parmak izi gibi her insana özeldir, aksi takdirde hepimiz aynı olurduk.” Sanat açısından insan yüzü bir sanat şaheseridir. Yüzdeki harmoni ve geometri her sanatçıyı büyülemiştir. Leonardo da Vinci bunda 400 yıl önce yüzü matematiksel olarak formüle etmeye çalışmış ve sayılarla bir insan yüzünün ölçülerini vermiştir. Full face lift (bütün yüzü germe) yöntemi artık toplum tarafından genç hastalarda kabul edilmiyor. Bu yöntemin yüzde 2-3 oranında geri dönüşü olmayan, kalıcı komplikasyonları vardır ve artık hastalar sıfır komplikasyon istiyorlar. Kimse yüzünü gerdirirken yüz felci olmak veya maske gibi doğal olmayan bir yüz ifadesiyle sanki bir rüzgâr tünelinde rüzgâra karşı yürüyormuş gibi görünmek istemiyor. Bu nedenle daha az yan etkisi olan mini liftler, ufak kesili face liftler (short scar face lift) veya benim buluşum olan S-Lift yöntemleri tercih ediliyor. Bütün dünyanın aksine Amerika’da ve Brezilya’da kadınlar yüz germe ameliyatlarını çok daha erken yaşlarda yaptırıyorlar. Bunun sonucu olarak Amerika’da siyah, beyaz, Çinli derken bir de yüzü gerilmiş ve doğal bir görünümü olmayan bir kadın toplumu ortaya çıkmıştır. Bu durum, gözü rahatsız edici boyutlara ulaştığından artık Batılı toplumlardaki en son görüş şudur: Eğer yüzünüzde birbirinden ayrı problemler varsa onları ameliyatsız veya ufak müdahalelerle ortadan kaldırın. Ancak bütün yüzünüz sizi rahatsız ediyorsa o zaman bir mini lift yaptırın. Ben bunu yıllardır “Azı karardır” (Less is more) diye diye bütün dünyayı dolaşıp tıbbi kongrelerde anlatmaya çalışıyorum. Bundan yaklaşık 12 yıl önce kendim S-Lift denen yüz germe tekniğini geliştirdim. Bu uygulamanın esası, yanakların altını fazla açmadan özel kese boynu dikişleri denen büzgü dikişleriyle yüz adalesini gerip elmacıkkemiğine tespit etmekten ibarettir. Ameliyat esnasında kulak arkasından fazla açılmadığından yaralanma az olur ve hasta daha çabuk iyileşir. Aynı yıllarda New Yorklu Dr. Daniel Baker benzer bir yöntemle sadece yanak dokusunu kesip çıkararak yüzü gerdi. O da kulak arkasından fazla açmıyordu. Bu sayede hastalar daha çabuk iyileşiyor ve S-Lift’te de olduğu gibi komplikasyonlar daha az oluyordu. Mini liftlere başlangıçta genç ve orta yaşlarda uygulandığı için “manken face lifti” veya “hafta sonu face lifti” diyenler de oldu. Benim kurslarıma gelip S-Lift’i öğrenen birçok cerrah Quick Lift, J-Lift, Z-Lift, Weekend Lift, Short Scar ve MACS Lift gibi adlarla benim yöntemimi yaygınlaştırdılar. Bu arada bu meslektaşlarım hepsi doğru davranıp bu yöntemin öncüsünün ben olduğumu hem yayınlarında hem de konuşmalarında belirttiler. Kadınların kısa sürede iylieşebilen bir yüz germe seçmelerinin başka bir nedeni de, genellikle yüz germe ameliyatını mesleki açıdan istemeleri ve en mühimi de ameliyattan sonra yüz hatları değişmeden sadece daha genç gözükmeleri gerektiğiydi. Hollywood erkekleri de zamanla bu modaya uydular. Ancak yüz görünümü fazla değişirse seyirci tarafından kabul edilmeyeceklerinden her zaman korkuyorlardı. Bana başvuran mankenler ve sanatçılara “Neden yüz germe istiyorsunuz?” diye sorduğumda en çok duyduğum cevap “Kameramanım ve rejisörüm yüzümün sarktığını söylediler” oluyor. Bence bu şahıslar gaddardır ve bazen kendi kabahatleri olan kötü ışık düzeni veya hatalı kamera açısını örtbas etmek isterler. Estetik cerrahlara yüz germe için başvuranların büyük bir kısmı bu insafsız rejisörler ve kameramanlar yüzünden sanatçılardır. Bütün yüzün gerilmesi (full face lift) ameliyatlarından sonra en az 1 -2 gün klinikte ve arkasından 2-3 hafta evde kalıp iyileşmeyi bekleyen hastalar, artık mini liftlerden sonra 8-14 gün içinde tekrar günlük hayatlarına dönebiliyorlar. Artık kadınların çoğunun çalıştığı veya sosyal sorumlulukları olan ülkemizde bu büyük bir avantajdır. Çalışan bayanlar bu ameliyata büyük rağbet gösteriyorlar! Mini liftlerin (S-Lift) kalıcılığı daha az olabilir. Bu nedenle son yıllarda S-Lift Plus ve S-Lift Extended gibi varyasyonlarını uyguluyorum. Eski yöntemde bütün yüz dokusu arkaya doğru geriliyor ve kulaklara dikiliyordu. Buna bağlı olarak ağzın ve gözlerin yanlara doğru çekilmesi sonucu “motosiklet sürücüsü suratı” denen ve doğal olmayan yüz görünümü ortaya çıkıyordu. Hastaların ağzı genişler, çenesi slvrillr, kulakları uzar ve aşağı çekilirdi. “Done face” yani yapılmış yüz denen bu durum, estetik olmayan bir görünümdür.
-
Son Yazılar
Arşivler
Kategoriler
Meta